“MESELENİN ÖZÜ ŞEFKATTE”

“MESELENİN ÖZÜ ŞEFKATTE”

Millî Eğitim Bakanı Ziya Selçuk, TvNet televizyonunda Ayşe Böhürler’in sunduğu Türk Kahvesi programına konuk oldu.  
Bakan Selçuk, eğitim hayatında annesinin yerinin önemli olduğunu ifade ederek, 2 yıl önce vefat eden annesini hala yanında hissettiğini söyledi. Psikoloji alanındaki çalışmalarında, annelerin davranışlarıyla ilgili de çalıştığını dile getiren Selçuk, "Annemin eğitim hayatımla ilgisi çok önemli. Onun sayesinde okudum, diyebilirim. 
 
"Eğitim önemli değil, değerli"
Bir soru üzerine Bakan Selçuk, "Eğitimin önemli olması ifadesi beni rahatsız ediyor çünkü eğitim önemli değil, değerli. Çünkü değer dediğimiz şey, bir medeniyetin enerjisidir. Önem dediğimiz şey daha pragmatik bir şeydir daha önemsiz olabilir. Ama değer atfedilen zeminiyle kutsal bile olabilir, olmayabilir de. Bu anlamda ben gelecekle ilgili çok kaygılanıyorum. Şundan dolayı; bu kadar birikimi, tarihsel donanımı varken, bugünkü enerjimiz varken çok daha iyisini yapabiliriz." yanıtını verdi.
 
Her çocuğun müfredatının kendi içinde saklı olduğunu anlatan Selçuk, "Bu çağın teknolojisindeki gelişmelerden dolayı, öğrenmenin bireyselleştirilmesi süreci hızlanacak. Kişiye özel öğrenme içerikleri oluşturulacak ve müfredat kişiselleşecek önümüzdeki süreçte. Bu kadar kitlesel eğitim, kitlesel imha doğurur. Bu kadar kitlesel eğitim doğru değil. Bir fabrika yemeği gibi bir şey yapıyoruz, anne yemeğine doğru gidişat, vizyon olmalı." dedi. Hayalindeki öğretmen profilini anlatan Bakan Selçuk, "Öğretmenin bilgisi, hep benim ikincil unsurum. Ben öğretmenin şefkatine bakarım. Eğer şefkat varsa, arkası gelir. Şefkat yoksa bir resmi görev, geçim vasıtası için yapılan bir şey vardır. Meselenin özü şefkatte. Bir eğitim fakültesinde öğretmen yetiştirirken şefkat hiç konuşulmuyor. İyi bir öğretmen aslında çocuklara bir şey öğrettiğini düşünmez, öğretmenlik, öğretmenin kendi serüvenidir, yolculuğudur. Doğrudan ´çocuğa bir şey veriyorum, öğretiyorum´ denildiği anda, öğretmenlik bitiyor. Öğretmen ustaysa eğer, müfredat gerekmiyor. Müfredat engelleyici bir husustur. Müfredat ya da metot daha çok acemiye lazımdır, ustaya değil." diye konuştu.
 
Selçuk, 2023 eğitim vizyonunda bazı bakanlıklarla beraber mesleki okulların kurulmaya başlandığını anımsatarak, Tarım ve Orman Bakanlığı, Gençlik ve Spor Bakanlığı, Milli Savunma Bakanlığı´yla gerçekleştirilecek projeleri olduğunu söyledi.
 
"Eğitim ve ekonomi arasında bir örtüşme gerekiyor"
Türkiye´de milli teknolojinin gelişimine dikkati çeken Selçuk, sözlerine şöyle devam etti: "Dünyada ilk 3 sırada olduğumuz SİHA´lar gibi bazı hususlar da var. Bunun alt yapısını oluşturan ortaöğretim düzeyinde okullarımız yok. Bu anlamda da Savunma Sanayii Müsteşarlığı ve ilgili kurumlarımızla bir protokol imzalayıp lazer, optik vesaire gibi birçok bölümleri liseden başlatarak bu tür iş garantili okullar kuruyoruz. Uzay, havacılık, turizm, değirmencilikle ilgili de var. Birçok konuda doğrudan doğruya iktisadi hayatın birebir karşılığı olan okul ortamı oluşturmaya çalışıyoruz. Okul ekonomik hayattan bağımsız olamaz. 
 
"Hayatın ve yükseköğretimin izdüşümünü okula yansıtalım istiyoruz"
Teknik okullara gelen çocukların da yüksek akademik başarılara sahip olduğunu hatırlatan Selçuk, "Bir kişi eğer şu kalemi üretiyorsa bu çok yüksek nitelik demektir. Yüksek nitelik denilen şey puansa, biz ona yüksek nitelik demiyoruz. Sadece popüler olan bir dönemde popüler olan alanda, 10 sene sonra o alan popüler olmayabilir. Birçok tıpta uzmanlık alanında 5-6 yıl önce çok popüler olan alanlar, bugün demode oldu. 10 sene içerisinde birçok meslek ortadan kaybolacak. Dolayısıyla meslek okulu mezunu çocuklarımız da bir numara. Çünkü o da o alanın işini en iyi yapacak ama ortam sağlarsak." diye konuştu.

MEB © - Tüm Hakları Saklıdır. Gizlilik, Kullanım ve Telif Hakları bildiriminde belirtilen kurallar çerçevesinde hizmet sunulmaktadır.